Incendies (2010)

Incendies - İçimdeki Yangın (2010) - İzlediğim Filmler

Geçen yıl İzmir Devlet Tiyatrosu bünyesinde Yanık isimli bir tiyatro oyunu sahneye konuldu. Lübnan asıllı Kanada’lı yazar Wajdi Mouawad’ın yazdığı, Incendies isimli oyunun Türkçe’ye çevrilmiş halini (Türkçe’ye çeviren Cem Emüler’i En Son Babalar Duyar dizisinde Tankut, Çocuklar Duymasın dizisinde Tansel, diğer bir deyişle Tan parantezinde bir sitcom oyuncusu olarak tanımış olsak da, esasında Erdal Beşikçioğlu’nun müthiş bir oyunculuk sergilediği Bir Delinin Hatıra Defteri oyununun vinç üzerindeki temsilinin yönetmenliğini de yapmış bir tiyatro sanatı emektarı) izleme fırsatı bulduk. Incendies sözcüğü Fransızca “yangın” anlamına geliyor. Oyun da yürek yakan bir oyun. Bir tiyatro oyununda flashback nasıl yapılır, karakterler nasıl tanıtılır, tempo nasıl ayarlanır adeta ders gibiydi, hele Şebnem Doğruer başta olmak üzere oyuncu kadrosu harikaydı. İşin ilginç yanı, oyunda izleyiciyi sürprizler beklerken, ben bu yazıya konu ettiğimiz Incendies (İçimdeki Yangın) filmini önceden izlediğim için konuyu bilmeme rağmen, aynı düzeyde hayret ettim ve keyif aldım.

 

Lübnan iç savaşını yaşadıktan sonra Kanada’ya göç etmiş bir annenin, ikiz çocuklarına bir vasiyeti vardır. Bu vasiyeti yerine getirmek için annelerinin doğduğu topraklara seyahat etmeleri gerekecek, bu sırada hem ailelerini hem de Orta Doğu gerçeğini daha yakından tanıyacaklardır. Yönetmen Dennis Villeneuve’ün maharetlerine Twelve Monkeys yazısında kısaca değinmiştim. Incendies filmi yönetmenin adeta şov yaptığı filmlerden biri olmuş. Konu çok iyi, senaryo çok başarılı, reji ise üst düzey. Sinema ile tiyatronun farklarından biri olarak şu gösterilir, tiyatro oyuncunun sürüklediği bir sanat dalıdır, yedinci sanat olan sinema ise yönetmenin arenasıdır. Filmimiz bambaşka oyuncularla çekilse de aynı etkiyi yaratır havasını verdi. Senaryo hakkında bilerek detay vermiyorum, ne kadar az detay alsanız o kadar iyi olacak filmlerden biriyle karşı karşıyayız zira. Villeneuve daha sonra 2013 tarihli Prisoners filminde de, bu defa Hugh Jackman ve Jake Gyllenhaal gibi iki A sınıfı oyuncuyla çalışmasına rağmen, yine anlatmak istediklerini ön plana koyan ve gizemli bir filme imza atmayı başarmıştı. Sinema salonlarına geçtiğimiz haftalarda konuk olan, bilimkurgu klasiği Blade Runner’ın devam filmi Blade Runer 2049’da da Ridley Scott’ın koltuğunu doldururken zorlanmamışa benziyor.

 

Incendies vesilesiyle eklediğim bu yazıyı, bir de küçük Christopher Nolan ve Dennis Villeneuve karşılaştırması yaparak bitireyim. Bu iki modern büyük yönetmenin zıtlıklarından ziyade benzerliklerine odaklanacağım. Her iki yönetmen de koyu tonlarda filmler çekmeyi tercih ediyor, bence kendilerini böyle rahat hissediyorlar. Her ikisinin de zaman kavramıyla bir derdi var, özellikle Nolan’ın bu konudaki saplantısını ayrı bir yazıyla değerlendirmek lazım, fakat Villeneuve de geçmişe ve geleceğe git geller ile esnek bir zaman çizgisi kullanmaktan çekinmiyor. Son olarak da her iki yönetmen de, bir film süresi boyunca sır saklamayı ve sonradan “bakın aslında cevap buydu” demeyi seviyor, tabii ki sürprizli filmler izlemeye hepimiz bayılıyoruz o da ayrı konu. Tüm okuyucularımıza sevgiler ve de selamlar.

Incendies - İçimdeki Yangın (2010) - İzlediğim Filmler

Incendies IMDB: http://www.imdb.com/title/tt1255953/