Oldboy (2003)

Oldboy (İhtiyar Delikanlı) deyince izleyen herkesin aklına çekiç sahnesi gelir. Ne çekiçmiş arkadaş, Ezel’deki Kerpeten Ali mübarek. Ben de severim, bu yazıya da tabii ki o resmi koydum ama daha etkileyici sahne bana kalırsa canlı ahtapot yeme sahnesi. Rivayet o ki, gerçek hayatta inançlı bir budist olan başrol, Güney Kore’li usta aktör Min-sik Choi, bu sahneden sonra uzun süreli bir dua seansına girmiş. Yönetmen Chan-wook Park’ın kararlılıkla manyaklığın sınırında dolaşmasının bir ürünü (gariptir bir benzer söylem de aynı sahneyi, en iyisini bulana kadar 100’den fazla kere tekrar çeken Stanley Kubrick için de söylenir).

 

Yönetmenin imzasını taşıyan intikam üçlemesinin bu ortanca ve en iyi halkası (diğer filmler 2002 tarihli Sympathy for Mr. Vengeance ve 2005 tarihli Lady Vengeance), Kim-ki Duk’un Bin-Jip (Boş Ev) filmi ile birlikte, birçoklarını Kore sineması ile tanıştıran unutulmaz bir yapım. Çok yıl olmuş, öyleki filmin baş karakteri Dae-su Oh, film içinde film bir varsayım dünyasında, filmin çekildiği yıl nedensiz yere hapis tutulmaya başlayıp, 15 sene türlü çeşit maddi manevi etkiye maruz kalsaydı, kurtulup intikam arayışını başlatması önümüzdeki seneyi bulacaktı (küçük bir matematik problemi gibi oldu). Oysa asıl intikamı acaba kim alacaktı? Yine bir klasik, yine bir plot twist mi dediğinizi duyar gibiyim, tabii ki öyle ama izlemeyenler için keyiflerine turşu sıkmamak adına bu kadar avans yeter.

 

Bu filmle ilgili bir hatıram, üniversite yıllarında filmi ilk defa izledikten sonra hararetle IMDB’ye koşup filmin izleyici yorumlarını açıp okumaya başlamamla birlikte karşıma çıkan, muhtemelen badem bıyıklı bir Koreli abimizin serzenişi oldu, şöyle diyordu kendisi: “Bu film gerçekleri yansıtmıyor, biz Koreliler böyle tuhaf ve de sapkın insanlar değiliz, biz esasında gelenekçiyiz”. Zaten bu sinema abi, hem de çizgi roman uyarlaması diyesi geliyor insanın.  Bu arada filmin 2013 tarihli Amerikan menşeli yeniden çevrimi, kamera arkasında Spike Lee, önünde ise Josh Brolin gibi iki seyredeğer kişilik olmasına rağmen fena çuvallamış, amerikanlaştırmaya kurban gitmiş ve de ahtapot yeme sahnesini içermiyor. Yeri gelmişken bu yeniden çevrimlerde, naçizane görüşüm çok keyifli bir film olmamasına rağmen, en delikanlılarından biri 2014 tarihli Godzilla. Bununla ilgili de en önemli argümanım, olayın en azından Japonya’da geçiyor olması. Bir de ilginç detay, hem Amerikan Oldboy’u hem de Godzilla’da Elizabeth Olsen oynuyor, kendisi 90’lı yıllarda ekranlarımızı Full House dizisiyle şenlendiren bebek Olsen ikizlerinin, yetenekli ve DNA’sı farklı olan küçük kardeşleri. Tüm okuyucularımıza sevgiler ve de selamlar.

Oldboy - İhtiyar Delikanlı (2003) - İzlediğim Filmler

Oldboy IMDB: http://www.imdb.com/title/tt0364569/

Bir yanıt bırakın

Bu HTML etiket ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>