Kategori: Dram

American Beauty (1999)

American Beauty - Amerikan Güzeli (1999) - İzlediğim Filmler

Bu ara Ufak Tefek Cinayetler diye bir dizi seyrediyoruz, tabii saatinde denk gelemediğimiz için Puhu Tv’den izlemeye imkan buluyoruz. Dizi iyi hoş, belki uzun yıllar hafızalarda kalmaz ama Ay Yapım’ın eli yüzü düzgün serilerinden, kaliteli de bir oyuncu kadrosu var. Benim her defasında takıldığım nokta ise şu oluyor, dizideki karakterler öyle bir sitede, öyle evlerde oturuyorlar ki; ev demeye bin şahit ister, en az on odalı, özel havuzlu, bahçeli, dayalı döşeli; yani köşk veya saray yavrusu demek daha doğru. Site, İstanbul’un kuzey yakasında, orman içinde fakat denize ve çevre yoluna da uzak olmayan, açık, kapalı yüzme havuzları, içinde koleji, hastanesi falan derken kendi başına küçük bir ülke gibi...

Daha Fazla

Dedemin İnsanları (2011)

Dedemin İnsanları (2011) - İzlediğim Filmler

İnsan tek başına kaldığında, gece yatağa uzanıp gözlerini kapadığında genellikle kendi yaşamına bir retrospektif yapar. İçinde yer aldığımız ya da şahit olduğumuz türlü çeşit hatırayı düşünürüz, travmalarımız bize el sallar. Derin kazılan çukur zor kapanır, hele çocukluk yılları; olguları anlamaya çalıştığımız ama olaylarla avunduğumuz, meraklı, kırılgan ve hızlı geçen zamanlar. Belki bu acı samimiyet nedeniyledir, otobiyografik (veya yarı otobiyografik) eserlerin bu kadar çarpıcı oluşu. Mecra bir romansa, bir roman karakteri değildir o yazarın anlattıkları, sen, ben, çocuklarımız, büyüklerimiz, komşularımızdır. Mecra bir filmse, bir film seti değildir yönetmenin gösterdiği, büyüdüğümüz köydür, kasabadır, top oynadı...

Daha Fazla

V For Vendetta (2005)

V For Vendetta (2005) - İzlediğim Filmler

“Remember, remember! The fifth of November, the gunpowder treason and plot; I know of no reason why the gunpowder treason should ever be forgot (Hatırla hatırla! Kasım’ın beşini, barut ihanetini ve komployu hatırla; hiç sebep gösteremem barut ihanetinin unutulmasına)”. Bu şiir, 5 Kasım 1605’te, Kral James dönemi (King James İncili’nden hatırlayabilirsiniz) İngiltere’sinde, krallığın politikalarına ve protestan kilisesine karşı olan Guy Fawkes isimli katolik bir köktencinin, Londra’daki parlemento binasını, binanın altına 60 fıçı barut yerleştirmek suretiyle patlatma ve hanedanı yok etme girişimini anlatıyor. Merak edenler için bu teşebbüs başarısızlıkla sonuçlanmış, komplocu ve arkadaşları yakalanarak idam edilmişlerdi...

Daha Fazla

Big Fish (2003)

Big Fish - Büyük Balık (2003) - İzlediğim Filmler

2000’li yılların başında TRT 2’de Cuma akşamları yayınlanan Beyazperde isimli bir sinema programı vardı, hatırlayanlar çıkacaktır. Bu programda Mehmet Açar, Ali Hakan, Alin Taşçıyan ve Tuna Erdem (Programın son döneminde de Yeşim Tabak) dört ayrı ekolden gelme sinema eleştirmeni olarak, haftanın filmlerini, DVD’si çıkan klasikleri ve zaman zaman da unutulmaz filmleri masaya yatırıyor, bir saatlik kısa süresi zarfında tadına doyulmaz bir sohbet gerçekleştiriyorlardı. Ben kendime en çok Mehmet Açar’ın yorumlarını yakın bulurdum...

Daha Fazla

Incendies (2010)

Incendies - İçimdeki Yangın (2010) - İzlediğim Filmler

Geçen yıl İzmir Devlet Tiyatrosu bünyesinde Yanık isimli bir tiyatro oyunu sahneye konuldu. Lübnan asıllı Kanada’lı yazar Wajdi Mouawad’ın yazdığı, Incendies isimli oyunun Türkçe’ye çevrilmiş halini (Türkçe’ye çeviren Cem Emüler’i En Son Babalar Duyar dizisinde Tankut, Çocuklar Duymasın dizisinde Tansel, diğer bir deyişle Tan parantezinde bir sitcom oyuncusu olarak tanımış olsak da, esasında Erdal Beşikçioğlu’nun müthiş bir oyunculuk sergilediği Bir Delinin Hatıra Defteri oyununun vinç üzerindeki temsilinin yönetmenliğini de yapmış bir tiyatro sanatı emektarı) izleme fırsatı bulduk. Incendies sözcüğü Fransızca “yangın” anlamına geliyor. Oyun da yürek yakan bir oyun. Bir tiyatro oyununda flashback nasıl yapılır, karakterler nasıl tanıtıl...

Daha Fazla

Field of Dreams (1989)

Field of Dreams - Düşler Tarlası (1989) - İzlediğim Filmler

Iowa’lı bir çiftçi olan Ray Kinsella bir gün mısır tarlasındayken, ona bir beyzbol sahası inşa etmesini, eğer inşa ederse “o”nun geleceğini söyleyen bir ses işitir. Tarlasının bir kısmını iptal edip sahayı inşa ettiğinde, o yıl final maçlarında şike yaptıkları gerekçesiyle spordan men edilen 1919 Chicago White Sox beyzbol takımının, takım kaptanı “Pabuçsuz” Joe Jackson başta olmak üzere, 8 oyuncu birden sahaya geldiğini görür. Hikâye bundan sonra dallanıp budaklanıyor tabii. 1982 tarihli aynı adlı romandan uyarlanan Field of Dreams (Düşler Tarlası), sinema tarihinin en büyüleyici deneyimlerinden biri...

Daha Fazla

Schindler’s List (1993)

Schindler's List - Schindler'in Listesi (1993) - İzlediğim Filmler

1997’nin Nisan ayında ortaokuldan bir arkadaşımın da gazıyla Cine5’e üye olduk. O dönem Cine5 hem 1. Lig (o zaman Süper Lig yoktu) maçlarını, hem de gösterime gireli birkaç yıl olmuş kaliteli veya iyi gişe yapmış (bazen bu iki kümenin kesişiminde olan) filmleri şifreli yayınlayan ücretli bir platformdu. Türk vatandaşını dekoder kavramıyla, Digitürk’ün, D-Smart gibi ortamların atası olan işte bu kanal tanıştırmıştı. Şimdinin Sinema TV kanalları veya bir dönemin Cnbc-e’si gibi Cine5’te de her ay oynayacak filmler belliydi. Bizim üye olduğumuz ayın en popüler filminin Schindler’s List (Schindler’in Listesi) olduğunu hatırlıyorum. İlk defa o zaman seyretmiştim, ufak yaşıma rağmen çok etkilenmiştim...

Daha Fazla

Whiplash (2014)

Whiplash (2014) - İzlediğim Filmler

Her ne kadar İzlediğim Filmler kategorilerinde Müzik / Müzikal kategorisi kapsamında iki janrı bir arada tutsak da, müzikle ilgili filmlerle müzikalleri birbirinden ayırmak lazım. Kulağa çağrıştırdığı anlamıyla yakın türler olmalarına rağmen, gerek kurgu, gerekse de olay örgüsü ve işleniş anlamında fevkalade ayrı noktalardalar. Müzikallerde, ilginç bir biçimde oyuncu veya yönetmenlerden önce şarkılar ve bunların icra ediliş kaliteleri gelir. O kadar ki, senaryo, reji ve oyunculuğun şarkıların önüne geçmeyecek hafiflikte olması gerekir (2004 tarihli Neredesin Firuze, cover şarkılardan müzikal çıkararak bir miktar 2001 tarihli Moulin Rouge filmine öykünse de, çoğunlukla başarılı fakat konunun ağırlaştığı noktalarda temposu yavaşlayan bir film o...

Daha Fazla

The Breakfast Club (1985)

The Breakfast Club - Kahvaltı Kulübü (1985) - İzlediğim Filmler

Ana akım film endüstrisinden ziyade genellikle bağımsız yapımcıları olan, kalabalıkların peşinden koşmayacağı fakat kısıtlı sayıdaki takipçisinin de defalarca izleyeceği ve bir yerde özdeşleşeceği filmlere kült filmler denir. Bu tanımdan yola çıkacak olursak, örneğin Star Wars serisi fanatik bir izleyici nüfusuna sahip olduğu halde kült film sayılmaz. Bu alt türde sayılabilecek eserler, gösterime girdikleri anda büyük gümbürtü koparmayabilirler, hayran kitlelerini yavaş yavaş kazanırlar. Video, DVD, Blu-Ray, YouTube, şimdilerde online içerik sağlayıcı siteler derken; zaten filmlerin gönüllerde taht kurma aşaması sinema salonu deneyiminden bir süre sonrasını bulabiliyor...

Daha Fazla

The Royal Tenenbaums (2001)

The Royal Tenenbaums - Tenenbaum Ailesi (2001) - İzlediğim Filmler

Minimalizm deyince kafamızda bir şeyler canlanmaya başladı, günlük hayatta pek çoğumuz asgari düzeyde uygulasak da, yalınlık, sadelik, fazlalıklardan arınmışlık gibi fikir yürütmeleri kolaylıkla yapabiliyoruz. Sinemada minimalizm ise minimum kamera hareketi demektir. Minimalist bir yönetmen sahnesini kurar, gözünü bir o yana bir bu yana çevirmez; doğru anda doğru aktör ve aktrisler, doğru bir sinematografi çereçevesinde rollerini yapar, filmin hikayesini oluşturan olaylar doğru sırayla gelişir; sonunda da sevenleri için tadından yenmez bir eser oluşur...

Daha Fazla